MENU

Dinazorların Nesilleri Nasıl Yok Oldu?

Anasayfa » Bilgi » Dinazorların Nesilleri Nasıl Yok Oldu?
Dinazorların Nesilleri Nasıl Yok Oldu?

Dinozorlar dünya üzerinde takriben 160 milyon yıl yaşadılar. Kozmik zaman birimi içerisinde aniden yok oldular.

dövüşen vahşi dinozorlar

Bugün ise varlıklarının işareti olarak sadece fosilleşmiş kemik ve yumurtaları kaldı. 65 milyon yıl önce dinozorların toptan ölümüne yol açan ikinci-üçüncü jeolojik zaman hadiselerinin oluş hızı ilim adamlarını şaşırttı. Bu hadiseyi açıklayıcı muhtelif hipotezler ileri sürdüler. Bu faraziyeler tatmin edici bulunmadı. Ama pek çok paleontolog ve biyolog yeryüzündeki hayatın devamlılığının fezadaki hadiselerle yakından alakalı olduğunu düşünmeye başladı.

http://i.telegraph.co.uk/multimedia/archive/00797/dinosaur-spain_797107c.jpg

Kayboluş sebeplerini açıklayıcı ilk hipotezler biyolojik hadiseler üzerine kuruldu.
Bazı ilim adamları, dinozor yumurtalarının diğer canlılar tarafından tüketilme hızının, onların yumurtlama ve yavru oluşturma hızından yüksek olduğunu, neticede de nesillerinin tükendiğini ileri sürdüler. Diğerleri ise hava sıcaklığındaki değişikliklerin dinozorların besin kaynaklarını kuruttuğunu ve üreme hızlarını yavaşlattığını düşündüler. Birkaç biyolog da dinozorların birbirleriyle fazla alakası olmayan ve tedrici olarak gelişen hadiseler neticesinde yok olduğunu iddia etti.
1980 yılında ise California Üniversitesi’nde Luis Alvarez ve arkadaşları dinozorların toptan yok oluşlarına dünya dışı bir sebep düşündüler. Onlar bir göktaşının (asteroid) dünyamıza çarpmış olabileceğini kabullendiler. Bu hipoteze göre böyle bir hadise neticesinde zeminden kalkan muazzam bir toz bulutu atmosferin yukarılarına kadar çıktı. Sonra Arzımızı kuşatarak Güneş ışığının yeryüzüne ulaşmasını engelledi. Bu durum yeryüzündeki bitki ve hayvanların hayatı üzerinde mühim değişikliklere sebep oldu. Doğrudan karanlığın tesirinde kalmayan neviler bile besin kaynaklarının giderek azalmasıyla açlıktan öldüler.
http://www.dinosaursrocksuperstore.com/v/vspfiles/photos/categories/21.jpg
Araştırmaların neticelerinden yalnız dinozorların ve onlarla birlikte yaşayan nevilerin yok olmadıkları, farklı zamanlarda da benzer kitle ölümlerinin meydana geldiği anlaşıldı.
İlim adamları denizde yaşayan 3500 hayvan familyası üzerinde geniş araştırmalar yaptılar. Toplanan bilgiler kitle ölümlerinin takriben her 26 milyon yılda bir meydana geldiğini gösterdi. Arzımız üzerinde en son kitle ölümünün 11 milyon yıl, ondan öncekilerin de sırasıyla 37 ve 66 milyon yıl önce vuku bulduğu ortaya çıktı. Diğer çalışmalar ise Arz tarihinde 32 milyon yıllık periyotlar olduğunu ve arz seviyesindeki büyük kitle ölümlerinin her 225 ile 275 milyon senede bir vuku bulduğunu gösterdi.

Dünya üzerinde bu kadar uzun süreli devirler bilinmediği için, ilim adamları bu devirlerin feza hadiseleriyle alakalı olabileceğini düşündüler. Mesela Güneş; galaksisinin etrafındaki yörüngesini yaklaşık 250 milyon yılda tamamlar. Güneş yörüngesinin matematik modeli, çok kesif yıldız kümelerinin bulunduğu galaktik düzlemden güneşin, yaklaşık her 33 milyon yılda bir geçtiğini gösterir. Bu rakamların geçerliliği dikkate alındığında, paleontolog ve astronomların verdikleri rakamların birbirbiriyle uyuştuğu; kitle ölümlerinin tekrarlanma zamanlarının güneşin galaktik düzlemden geçiş zamanına denk geldiği görülür.

http://news.nationalgeographic.com/news/2009/09/photogalleries/week-in-news-pictures-148/images/primary/090916-01-dig-site-dinosaur-bones_big.jpg
Başka ilim adamları ise bu fikirlerden yola çıkarak, yeni değerlendirmelerde bulundular. Onlara göre gök cisimlerinin yoğun olduğu galaksi düzleminden güneşin geçmesi, gaz, toz ve göktaşı bulutu ile çarpışmayı kaçınılmaz hale getirdi.

Bu çarpışmalar güneş sistemini saran geniş kuyruklu yıldız halesini bozdu. Bu kuyruklu yıldızların küçük bir kısmı mutad yörüngelerinden kayıp güneşe doğru yaklaşmış olsaydı, güneş sisteminin içine giren kuyruklu yıldız sayısı normalden, çok fazla olacaktı. Bu da onların dünyamıza çarpma ihtimalini arttırırdı. Kuyruklu yıldız yağmurları, güneş sistemi galaktik toz bulutunun içinden geçerken meydana gelir. Bu sırada kuyruklu yıldız yağmurlarının sebep olduğu değişiklikler, normale göre çok fazladır.

Kuyruklu yıldızların çarpıştıklarını gösteren deliller yeryüzünde de araştırıldı. Neticeler ise şaşırtıcıydı. Arz üzerine düşen gök cisimlerinin oluşturduğu kraterlerin tahmini yaşları 30 ila 31 milyon yıl arasında değişmekteydi. Aynı zamanda bu rakam 26 milyon yıllık kitle ölümü periyotlarına yaklaşık olarak denk düşmekteydi.
http://www.culture24.org.uk/asset_arena/8/40/51/315048/v0_master.jpg
L. Alvarez ve ekibi astronomik periyotları incelerken, diğer bir grup ilim adamı başka bir hadisenin varlığına dikkat çektiler. Galaksimizdeki yıldızların birçoğu, müşterek bir çekim merkezi etrafında dönen, yıldız sistemlerinin (multiple star systems) bir kısmını teşkil eder. Acaba güneş de bilmediğimiz böyle bir sistemin parçası olabilir mi? Eğer böyle ise güneşimizin dahil olduğu sistemdeki arkadaşının (yıldız) çok parlak veya büyük kütleli olmaması lazımdır. Gerçekten böyle bir durum bahis mevzu ise bu arkadaş yıldız, kuyruklu yıldız halesine tesir edip, her 26 ile 33 milyon yılda bir, güneş sisteminin içine kuyruklu yıldız gruplarının girmesine sebep olabilir mi?
Böyle bir yıldız şimdiye kadar tesit edilemedi. Belki olabilir düşüncesiyle astronomlar IRAS kızılötesi uydusundan dünyaya gönderilen bilgileri incelemeye başladılar. Böyle bir yıldız optik araçlarla görülemeyen soğuk, sönük bir gök cismi olabilir. Nemesis veya ölü yıldız olarak da adlandırılan böyle bir yıldız mevcut olabilir. Ancak doğrudan rasat edilemeyecek kadar küçükse, Nemesis hipotezi kolaylıkla doğrulanamaz.
http://images.fineartamerica.com/images-medium-large/dinosaur-head-juan-romagosa.jpg
Kuyruklu yıldız halesi üzerinde beklenen tesirlerini ortaya koyabilmesi için Nemesis’in, Güneş’in kütlesinin % 1 ile % l0’u kadar küçük bir yıldız olması gerekir. Ayrıca 30 milyon yıllık bir periyodu olan son derece eksantrik (garip) b.ir yörüngesi de olmalıdır. Böyle bir yörünge Nemesis’i Güneşin 10000 Astronomik birimlik mesafesi içinde bırakır. Sonra onu Güneşten 200000 Astronomik birim uzağa veya bir ışık yılı öteye itebilir. Nemesis kuyruklu yıldız halesini her geçişinde binlerce kuyruklu yıldızını güneş sisteminin içine iter. Bunlardan bazıları da dünyaya çarpar.
Nemesis düşüncesi henüz bilim teorisi olacak kadar sağlam temellere dayanmamaktadır. Bu hipotez henüz görülemeyen fakat kuyruklu yıldız halesini bozabilecek bir yıldızın varlığı üzerine kurulmuştur. Bu yıldızın teorik olarak varlığı, güneş sistemi içine giren kuyruklu yıldız hadisesine yeni bir açıklama getirdi. Buna göre çok sayıda kuyruklu yıldız periyodik olarak Arzımıza çarparak, dinozorların yok olmasına sebep olacak şekilde iklim değişiklikleri meydana getirecektir.
http://cdn.zmescience.com/wp-content/uploads/2010/11/oldest-dinosaur-fossil.jpg
Türlerin kitle ölümlerinin tam olarak anlaşılmadığını ve dünyaya ait sebeplerle de açıklanabileceğini düşündüğümüzde Nemesis hipotezinin, bazı benzerleri gibi zorlama veya en azından gereksiz bir hipotez olduğu görülür.
Şu an için Nemesis hipotezinin kabul edilemezliği, bir yandan güneşin galaktik düzlemdeki yoğun yıldız kümesine çarpması (Galaktik düzlem hipotezi) hipotezinin daha makul olmasına bağlıdır. Diğer yandan da Nemesis’in bir zamanlar Güneş’imizin yörüngesinde olmuş olsa bile, çok yıllar önce fezada kaybolup gitmesinin daha muhtemel olmasındandır.
 http://greatbealingsfair.co.uk/wp-content/uploads/2012/09/SciDinoBones.gif
Galaktik düzlemdeki yıldız kümesine güneşin çarpması hipotezinin bazı çıkmazları olsa da, Arz üzerindeki kitle ölümlerini izah etmede astronomi ilmi bu çıkmazlardan fazla bir şey kaybetmedi. Aksine ileri sürülen fikirler, yapılan müzakereler, astrofizik, paleontoloji, deniz biyolojisi ve jeoloji arasındaki bağlantıları ortaya çıkardı. Hayatın tarihi konusundaki fikirleri genişletip zenginleştirdi. Dinozorlara gerçekten ne olup olmadığı mevzuundaki araştırmalara ışık tuttu.
Her hadise ve her oluşun bir plan ve hikmet dahilinde, Yaratıcı tarafından programlanıp yürütüldüğüne inanan insanın nazarında; dinozorların aniden yok olmasına, Yaratıcı dilediği takdirde; arzı ve semavi her şey bir sebep olabilir. Küçük bir sineği, Firavunu öldürmede, karıncaları sarayını yıktırmada kullandığı gibi mikroorganizmaları da dinozorları hayat sahnesinden silmede kullanması imkan dahilinde değil midir?
Rooteto Teknoloji Blogu

Rooteto WordPress, Sosyal Medya, Teknoloji, HD Resimler ve Video paylaşımında bulunan bağımsız olarak çalışan online haber teknoloji sitesidir.

Yaklaşık 1 Milyondan fazla tekil aylık ziyaretci ile Rooteto'yu büyük yapan teknoloji topluluklarıdır. 2009 yılında kurulan Rooteto'nun genel merkez ofisi İzmir / Bornova'dadır.